Yürüyen Hiçlikler

Yürüyen Hiçlikler - Doğu
Yürüyen Hiçlikler - Doğu

Bir şahitten ziyade, anlatıcı olarak belleyin beni. Uzaklardan, hiçbir şeylere etkisi olmayan, ve her şeyi gören bir anlatıcı.

“Yürüyen hiçlikler” diyorum ben, diğerlerinden farklı bir zamanda yaşayanlara. Hepsi bu ait olmadıkları zamanda boşlukta asılı duran, sanki sonsuza dek uçacak bir yaprak gibi salınıp duruyorlar. Herkese rağmen ve herkesten öteye.

Bir şarkılar mesela, sözleri tam hatırlanmayan ama insanın ruhunda öyle ansızın ve beklenmedik anlarda bir yerlere dokunan. Kendilerinden başka ve kendilerinin çıkarı dışında her erdem için sonsuza kadar yaşayacakmış gibi mücadele ediyorlar da, bir kum zerresi kadar küçük ve o kadar önemsiz mutluluklara dahi geç kalıyorlar.

“Yürüyen hiçlikler” diyorum ben onlara.

Sözlerimin başında söylediğim gibi, diğerlerinden farklı bir zamana ait olanlardan bahsediyorum. Geçmişte kalan ruhları gencecik omuzlarına yükmüş gibi yürüyorlar. Bir eli, ipekten bir kumaş olan eli emanetmiş gibi tutuyorlar.Gülüşleri geçici, yüzlerinden ve dudaklarından öteye gidemeyen tebessümlerde sıkışıyorlar.

Bir çağdayız ki, ötesinde onların. Bir eli, şiir kadar güzel buldukları bir eli hak etmiyormuş gibi tutuyorlar.

Defterden ziyade kitap taşıyorlar mesela. Islanmasın diye bu mevsimlerde koltuk altlarına alıp da öyle koşuyorlar. Konuşuyorlar, dinleyenleri hayran bırakırcasına memleketten, sanattan ve adaletten bahsediyorlar.Yarınlardan bahsederken çakır gözleri ışıldıyor mesela.

Öyle kimselerin duyamadığı bir çağrıyı işitir gibi, birlikte üstelik kendilerinden habersiz büyük bir nizâma sahip bir şekilde hareket ediyorlar.

Seviyorlar. Sevginin en çok kelimelere yakıştığına inanıp yazıyorlar üstelik hangi çağda olduklarına bakmadan, kelimeden ve kelâmdan medet umuyorlar.

Rüzgâr gibiler, akşam üstleri kurulan hayaller gibi. Onları fark etmek için bakmaktan fazlası gerekiyor. Duymaktan ziyade dinlemek, sessiz hiçliklerini. Anlamsızlıklar ve değersizlikler çağında elem duyuyorlar.

“Yürüyen hiçlikler” diyorum ben onlara.

Bir şahitten ziyade anlatıcı olarak belleyin beni.

Hâlâ kelimelerden ve kelâmdan medet umuyorlar.

Kafa Kağıdı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir