Âhi

Âhi - Halit Altunterim
Âhi - Halit Altunterim

Çok önce yazmaya karar vermiştim bu yazıyı, fakat ne acı tazeyken ne de hafiflerken tuz basmamak için hep erteledim. Ertelemenin bir sebebi de zor geldiği için. Geçen sene tam bu vakitler, hava yine aynı. Bir haber geldi kıymetli Tercan abimden “Halitim başımız sağ olsun” dedi. O kadar. Söyleyene de dinleyene de zor, dört kelimede bir hayatın sona erdiğini söylemek, öğrenmek. Ha iyi olacak ha iyi oldu derken bir gün önce durumunun ağırlaştığını öğrenmiştim ama “Allah’tan ümit kesilmez” diyerek ve umudu yitirmeden dua.

Olmadı, değil. Olacak olan oldu, takdir-i İlâhi tecelli etti.
“O’ndan geldik sonunda yine O’na döneceğiz”

Âhi!

Âhi’m ahiret yurduna göçtü.

2009 yılında Friendfeed isminde aktif olarak kullandığımız bir sitede tanışmıştık Muhammed Ali Köroğlu ile nam-ı diğer “core” olarak bilinirdi bu ortamda. Çok güzel işler yapan bir tasarımcı ve iş geliştiriciydi. FriendFeed profilinde isminin baş harflerinden oluşan logo olmasını isteyen herkese aynı formatta logolar yapıp dağıtırdı.

Güzel bir aile babası, iyi bir eş ve muhteşem bir babaydı. Biliyordum ve biliyorduk çünkü öyleydi. Fakat âhi yalnız başına dünyaya bağlı biri değildi. Göçüp gittiğinde de aklıma gelen buydu. Dosttu, vefalıydı, arkadaştı, kardeşti. Dünya gözüyle 2009 yılında tanışmıştık ama aslen Kâlû Belâ’dan tanışıyorduk… Ruhların “Evet” dediği vakitten beri.

İnsanın hayatında “yanlış yapıyorsun” diyeceği kişiler olması lazım. Öyle hiç lafı eğip bükmeden, dolandırmadan, küt diye söyleyen dostlarının olması lazım. Âhi öyleydi işte. Gecenin bir vakti yazdığım bir cümleden, paylaştığım bir linkten, birine verdiğim cevaptan vs. dolayı mesaj atan, arayan hatta fırça atandı âhi.

Bir gün “Âhi, bana devamlı böyle şu yanlış, bunu sil, şunu yok et falan diyorsun. İyi yapıyorsun ben bundan çok razıyım da sadece bana mı?” diye sordum. Cevabında bunu benim istediğimi söyledi. Nasıl yani diye sorduğumda;

“Ben sana bir gün ‘şunu yapma’ demiştim, sen de ‘eyvallah’ diyerek Hz.Ömer (r.a.) sözünü yollamıştın… ‘Ayıplarımı, kusurlarımı söyleyen Allah’ın rahmetine kavuşsun’ diye. Ondan. Nasiplenmeyelim mi?” dedi.

Şimdi kimse yok. Şimdi kimse “bunu yapma” demiyor. Ki ben, yanlışlar ve kusurlar içinde bir o yana bir bu yana sürüklenirken…

Yine bir gün -vefatından kısa zaman önce- Ankara’ya gitmiştim. Yolculuk bitimine yakın sabahın yedisinde bir fotoğraf paylaşmıştım Twitter’da. Daha bir dakika olmadan mesaj kutusuna bir mesaj geldi.

-Selamun aleyküm  âhi, sana koynundaki akrebi haber vereyim dedim.
-Ve aleyküm selam âhi. Net yaz uyumadım hâlâ.
-“Batılı fazlaca tasvir sâfi zihinleri idlaldir.” der üstad. (Bediüzzaman Said-i Nursi’den bahsediyor) Yani eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme şeklinde anlıyorum ben :)) O paylaşımı kaldır profilinden.
-Sildim :))
-Eyvallah gardaşım! Rabbim bizi sırât-ı müstakimde tutsun dilerim.
-Âmin âhim! Dost, sözüne itibar edilendir.
-Dost hayırlı söz eden, söz dinleyendir.

Bizim Âhi’mle muhabbetimiz böyleydi. O bana ya koynumdaki akrepleri haber verir ya da arayıp fırça atardı. Bir de çok sevdiğimiz Sagopa Kajmer’in yeni albümü çıktığında ilk o haber verirdi bana. Yukarıdaki muhabbetten sonra daha yazışamadık, görüşemedik, sarılamadık. Ben onu en son boylu boyuna musallada yatarken gördüm. Gelirken yanımda getirdiğim duaları verdim.

25 Haziran 2014 tarihinde Facebook’ta bir paylaşım yapmıştı:

“Düğün, nişan, kına, sünnet tüm mutlu günlerime gelin isterim.. Gelmezseniz darılmam.. Yalnız en çok da cenazeme gelin isterim.. Gelmezseniz darılmak isterim de darılamam.. İster nasihat deyin ister vasiyet.. Ama cenazeme gelin.. Elbette hayırlı uzun ömür versin Mevlam.. Ama yaşlı genç, er ya da geç cenazeme gelin.. Gelirken dua getirin, giderken bir ibret götürün..”

Hiçbir mutlu gününde yanında olamadım ama her mutlu haberinde ve her birbirimizin aklına geldiği vakitte konuştuk. Bazen arayıp “nasılsın?” diye sorup “iyi çok şükür” dedikten sonra “görüşürüz” diye kapattığım oldu telefonu. Bazen arayıp “nasılsın?” diye sorup “iyiyim çok şükür” dediğimde “görüşürüz” diye kapattı telefonu. Az, öz, uzun ve bitmez bir iki kelimelik muhabbetlerdi. Şimdi aklıma her geldiğinde “nasılsın” diyorum “iyiyim” dediğini hissedince “görüşürüz” diyerek bir Fâtiha yolluyorum. Bu yazıyı buraya kadar okuduysanız, siz de bir Fâtiha okuyun Âhi’me de devam edelim.

Âmin

Velhasıl mutlu günlerinde yanında yöresinde olamasam da cenazesindeydim. Dostum, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım, üzerimde büyük emeği olan, hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğim Tuncay’la beraber Âhi’min yanında yöresinde olduk.

Âhi’ye 16 Mart 2015 günü ikindi vaktinde kılınacak cenaze namazından önce, musalladaki tabutuna eğilip “Eyvallah Âhim!” dedikten sonra cenaze namazını kıldık ve memleketi Sivas’a yolcu ettik. O günden bu güne ailesinden hiç kimseye “Başımız sağ olsun” diyemedim. Ne annesine ne babasına ne kardeşlerine ne de çok sevdiği, kendisine pırlanta gibi iki evlat veren kıymetli eşine diyemedim. Onların sıcağı sıcağına bu cümleyi çok fazla duymalarından dolayı belki kısa süreliğine alışılagelmiş olabilir ama bana dağ gibi bir yüktü bu kısacık cümle. Bir vakit geçtikten sonra ortak arkadaşlarımız “aradın mı, görüştün mü hiç?” diye sordular… Arayamadım, arayamam da. Bana zor.

İşte böyle…
Allah herkese Ali gibi, Âhi gibi bir dost, kardeş, arkadaş, yoldaş nasip etsin.
Âhim! Mekânın Cennet, kabrin nûr-u pâk olsun.

“Bülbülün sermayesi sesinin güzelliği. Sesinin güzelliği ise hâkikati şakımasından.”

2 Yorum

  • tuba diyor ki:

    Ne güzel bir kardeşlik, gönüle dokundu.. Rabbim rahmet etsin.

  • selçuk diyor ki:

    Geçen sene Facebook sayfamda Muhammed’in üzüntü verici haberini almıştım. Kendisini tanımıyordum sadece Facebooktan arkadaştık. Allah için ölümü çok dokunmuştu bana, hiç tanımadığım biri için ilk ağlayışımdı. Twitterdan Tuğba arkadaş “kaç kişinin hayatına dokundun be abicim canımız gitmişti ” diyor haklı, tanışmadan bile muhabbetimiz olmuştu, benimde hayatıma dokundu. Allah kalbimi ısındırmış ve kendisine yakınlık hissettim. Sayfasını ve diğer sosyal medya hesaplarında geziniyor, tanıyamadığım kaybettiğim bir kişiye üzülüyordum. Bugün yine facebookta gördüm, ne zaman görsem kederlenir ve ölümü hatırlarım. Bana da kendisini görmeden sevmek, kardeş olmak nasip oldu. İnşallah ahirette komşu oluruz.

    Allah Rahmetiyle Muamele etsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir